Nerelere Gidilir
- Patara Antik Kenti
- Patara Plajı
- Pınara Antik Kenti
- Letoon Antik Kenti
- Karadere Plajı
- Xanthos Antik Kenti
![]() |
|---|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Tatil Yöreleri
Patara
Genel Bilgi
Fethiye'ye 80 km uzaklıkta çevresinde birçok antik şehrin bulunduğu ayrıca uzun bir plajın bulunduğu Patara Antalya sınırları içinde olmasına rağmen Fethiye'ye Antalya'dan daha yakındır. Patara’ya Fethiye'den giderken sırasıyla Minare köyü yakınlarındaki Pınara antik kenti, Kınık Beldesi yakınlarındaki Xanthos antik kenti, Kumluova Beldesinin yakınındaki Letoon antik kentini ve Patara antik kentini görebilirsiniz
Nasıl Gezilir ?
Fethiye- Antalya karayolu üzerinden Uğurlu köyüne varınca sağa doğru bir yol ayrımı göreceksiniz. Zaten yol üzerindeki tabelalar sizleri yönlendirecektir. İlk olarak varılacak yer Minare köyü yakınlardaki Pınara Antik yerleşkesidir.
Pınara
Minare Köyü yakınındadır. Pınara harabeleri de bu köyün gerisinde bulunmaktadır. Bugünkü Minare Köyü'nün ismi, minare biçiminde ve üzerinde kuş yuvasına benzeyen kaya mezarlarının yer aldığı bir kayadan gelmiş olmalıdır. Esasen harabenin ismi de bu kayadan gelmiştir. Zira Pınara, Lykia dilinde yuvarlak manasına gelmektedir. Şehrin Xanthos'tan gelme kolonistlerce kurulduğunu eski kaynaklardan öğreniyoruz. Tarihi bölge ile beraber anılması gereken Pınara, İskender'e kapılarını açarak teslim olmuştur. Pınara'nın tarihi İskender'den çok önceye, Troya'ya kadar gitmektedir. Troya Savaşı'nda Pınaralı okçu Pandaros'tan bahsedilir. Stroban ve daha sonraları Stephanos Byzantions Pınara'nın Lykia'nın çok önemli bir kenti olduğundan bahsederler. Lykia Birliği içinde üç oy hakkına sahip 6 şehirden birisi olan Pınara İskender'in ölümüyle Bergama Krallığı'na bağlanmış daha sonra Roma'nın bir şehri olmuştur. Bu dönemde canlanmış ve imar edilmiş ancak 141 ve 240 yılındaki depremlerden büyük zarar görmüş M.S. IX. yüzyılda terk edilmiştir. 1957'de görülen depremde de hasar gören dağdaki kayalar aşağı kaymıştır. Şehrin akropolü, üzerinde mezarların yer aldığı yuvarlak bir kayadadır. Buraya güneyden kayaya oyulmuş merdivenlerle çıkmak mümkündür. Akropolün etrafı bir surla olup buranın Bizans Devri'ne kadar kullanıldığı doğu kısmındaki Bizans yapılarından anlaşılmaktadır. Akropolün doğu eteğinde yer alan Pınara harabelerinde zengin mimarî kalıntıların bulunması eskiden refah içinde yaşayan bir kent olduğunu göstermektedir.
Pınara antik kentini gezdikten sonra Kınık Beldesi yakınlarındaki Xanthos antik yerleşkesini gezmenizi öneririz.
XANTHOS
Xanthos, Antik Çağda Likya’nın en büyük idari merkezi idi. M.Ö. 545’te Perslerin egemenliğine girene kadar bağımsız olan kent, bundan yaklaşık olarak yüzyıl kadar sonra tamamıyla yanmıştır. Bu yangından sonra şehir tekrar inşa edilmiş, hatta M.Ö. II. yy.da Likya Birliğinin başkenti olma görevini üstlenmiştir. Daha sonra Romalıların kontrolüne giren kent, bundan sonra Bizans egemenliğine girmiş ve 7. yy.daki Arap akınlarına kadar Bizans egemenliğinde kalmıştır. Yerleşen her uygarlığın inşa ettirdiği yapılarda Likya gelenekleri, Helenistik ve Roma dönem etkilerini gösteren bu merkez 1988 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.
Xanthos antik yerleşkesini gezdikten sonra Kumluova beldesi yakınlarındaki Letoon antik yerleşkesini geziniz.
Letoon
Xanthos’a 4 km. uzaklıkta bulunan Letoon, Antik Çağda Likya’nın dini merkezi konumundaydı. Bu kutsal alanda Leto, Apollon ve Artemis tapınakları ile birlikte, bir manastır, bir çeşme ve Roma Tiyatrosu kalıntıları bulunmaktadır. Artemis ve Apollo’nun annesi Leto’ya adanmış olan en büyük tapınak, batıda bulunan ve peripteros tarzında yapılmış Leto Tapınağıdır ve 30.25 m’ye 15.75 m. büyüklüğündedir. Doğuda yer alan Dor tarzında yapılmış olan Apollo tapınağı, Leto tapınağından daha az korunmuş durumdadır ve 27.90 m.’ye 15.07 m. boyutları ile daha küçüktür. Her iki tapınağın ortasında yer alan ve en küçük tapınak olan Artemis tapınağı 18.20 m.’ye 8.70 m.’ye boyutlarındadır. Letoon, Xanthos ile birlikte UNESCO Dünya Miras Listesinde yer almaktadır.
Patara Antik Kenti
Patara bir antik şehirdir. Patara antik Likya şehirlerinin başkentliğini yapmıştır.Hititçe'de Patar, Likya dilinde Pttara olarak anılan kentin M.Ö. 8. yüzyılda var olduğu yapılan kazılar sonucu ele geçen somut verilerle kesinleşmiştir ve İskender’in kuşattığı kentler arasında yer aldığı bilinir. Patara, Roma döneminde de çok önemli bir kent olmuş ve Likya-Pamphilya eyaletlerinin başkentliğini yapmıştır. Patara limanı, hububat deposu ve sevki açısından önem taşımıştır, bu nedenle doğu Akdenizde bulunan 3 hububat deposundan biri (Granarium) Patara'da bulunmaktadır. Bizans döneminde de gelişmesini sürdüren kent, hıristiyanlarca da önemli sayılmış. Noel Baba olarak bilinen Saint Nicholas’ın da Pataralı olduğu söylenir.
400 metre genişliğinde ve 1600 metre derinliğindeki Patara limanının kumla dolmaya başlaması ve teknelerin yanaşmakta güçlük çekmeleri, Patara’nın giderek önemini yitirmesine neden olur. Rüzgarın savurduğu kumlar zamanla limanı doldurur ve kenti büyük ölçüde örtüyor. Bugün kentte görülebilecek kalıntıların bir bölümünün kumlar altında olduğu dikkati çekecektir. Ancak son yıllarda yapılan arkeolojik kazılarla kent, üzerini örten kumlardan arınmaya başlamıştır.
Gelemiş köyünden 2 km sonra yol kenarında Patara’daki kalıntıların en görkemlilerinden Roma Zafer Takı görülür (Metius Modestus). Zafer takı, M.S. 1. yüzyıl sonlarında yaptırılmıştır. Tepeye doğru görülebilecek kalıntılar arasında Bizans bazilikası ve kutsal alanlar bulunmaktadır. Tiyatro tepenin yamacındadır. Tiyatronun yaslandığı tepede büyük bir sarnıç ile bir anıt mezar bulunmaktadır. Eski liman şimdi sulak alan durumunda
Patara Plajı
Patara Plajı Türkiye'nin en uzun ve en geniş sahil şeridine sahip plajlardandır.18 km uzunluğunda yer yer 200–300 metre genişliğinde olan plajda yazın yürümek zor olduğu için tahtadan yolar yapılmıştır. Patara plajının uzunluğundan ayrı bir özelliği de kumudur. Kışın esen rüzgârlarla Kum tepecikleri oluşur
Fotografları
![]() |
![]() |
|---|---|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |















