Tatil Yöreleri
Üzümlü (cadianda)
Genel Bilgi
Üzümlü beldesi Fethiye'ye 20m km uzaklıktadır.Fethiye'den her zaman minibüs bulmak mümkündür.İsmini verdiği ovaya doğru yamaçta kurulmuş çoğunlukla taş yapıdan oluşan Selçuklu döneminden kalan camisile şirin bir beldedir. Beldede çoğunlukla üzüm ve üzüme dayalı çeşitli ürünler bulmak ayrıca bölge halkının Üzümlü dastarı olarak adlandırdıkları özel bir dokuma çeşiti alma imkanı bulabilirsiniz. Üzümlü beldesinin üst kısmında Cadianda antik kenti kalıntıları yerli yabancı bir çok insanın ilgisini çekmektedir. Tarihi MÖ 5.YY a kadar uzanan kentin Roma İmparatorluğu döneminde çok canlı ve zengin bir yerleşim yeri olduğu bilinmektedir.Denizden 600 mt yükseklikte,çevresi muntazam olmayan taşlarla örülmüş bir surla çevrili kentin kuzey girişinde 4 adet Likya tipi mezar bulunmaktadır.MÖ 4.YY da yapıldığı sanılan mezarların 3 tanesi ev tipi olup bugün yıkık durumdadır.
Nasıl Gezilir ?
Fethiye'den sabah saatlerinde Üzümlü'ye doğru çam ağaçları altından virajlı bir yoldan çıkılır yaklaşık yarım saat bir yolculuktan sonra önünüze büyük bir ovayla karşılarırsınız. Üzümlü ovanın doğu kısmında kuzey batıda küçük sokakları, çatılı evleri dillere destan kültürü olan İncirköy yer almaktadır.İncirköy Osmanlı devleti zamanın da kurlduğu sanılmaktadır.Köy Erzurum ve Denizli den gelen Türkmen beylerinin kurduğu söylenir.Köy de biri Osmanlı mimarisi bir cami çok sayıda taş ev bulunmaktadır.İncirköy bir çok gazeteci ve düşünür kazandırmıştır.Halen Fethiye yerel gazetelerinde yazan birçok yazarı bulunmaktadır.Üzümlü Beldesi Selçuklu döneminden kalan camisi ile Üzümlü dastarı ile bu yörenin en büyük yerleşim ve idari merkezidir.Üzümlü tarımla uğraşılan bir kasabadır.Kasabada üzüme bağlı birçok ürünü bulabilirsiniz.Üzümlü kasabasının üst kısımında Cadianda antik yerleşimyeridir.
Cadianda
Kadyanda, Fethiye’ye 18 km. uzaklıktaki Üzümlü köyünün 3 km. kuzey-doğusunda 400 m. yüksekliğindeki bir tepenin yamacında idi. Kadyanda Likce’deki “Kadawanti” kelimesinden gelen bir sözcüktür. Büyük olasılıkla da bu kentin halkı anlamındadır. Buradan ilk kez Sir Charles Fellows söz etmiştir. Ondan öğrenildiğine göre kentin ana yolu çevresinde mabetler ve yapılar bulunuyorsa da günümüze onlardan hiçbiri gelememiştir. Kadyanda’nın tarihini kitabelere dayanarak M.Ö. V.yy.a kadar indirebiliriz. Ayrıca Lykia’nın Hekatomnos’ların kontrolünde olduğu bir zamana ait bir kitabede Karia satrabı Piksodoros’un (M.Ö.340-334) yaptığı bir bağıştan söz edilmektedir. Bu bağış muhtemelen , bir Karia şehri olan Kaunos’a karşı girişilen bir harekatta Kadyanda’nın satraba yardım ettiği anlaşılmaktadır. M.Ö. 168-67 ‘de Likya birliğine dahil olup birlik sikkesi bastıran 24 kent arasında Kadyanda’nın da adı geçmektedir. Kent Roma döneminde önem kazanmıştır. Follows’dan öğrenildiğine göre çok köşeli ve dış yüzleri düz olan polygonal surlardan bugün yalnızca temel izleri kalmıştır. Akropolün güney yamacındaki, yarım daire şeklinde cavea’sı olan tiyatro büyük bir olasılıkla deprem sonucu yıkılmış,daha sonra da taşlarının bir kısmı kullanılmıştır. Şu andaki durumu bile tiyatronun eski görkemini yansıtmaktadır. Akropolde beş basamakla çıkılan bir mabet ile onun yanında Agora ve 82 m. uzunluğundaki Stoa yer alıyordu. Stadion’un 183 m. uzunluğunda ve 9 m. genişliğinde, kuzey yönünde de 6 oturma sırası bulunduğunu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Ayrıca Stadion’un üzerinde Dor nizamında bir mabet ile bir mezar odası vardır. Burada 8 atlete ait bir heykel kaidesi bulunmuştur. Kaidelerden biri üzerinde “Kadyanda” sözü geçmektedir.
Stadionun çevresinde kentin ihtiyacını sağlayan dört büyük sarnıç görülmektedir. Bir başka sarnıç da Agora ‘ya yakındır. Kadyanda Lykia tipi mezarları ile tanınmıştır. Fethiye ovasına bakan yamacında oldukça yüksek temeller üzerine oturtulmuş silindirik çatılı bir Mausoleum dikkati çekmektedir. Ev tipi mezarların çoğu kabartmalı olup bunlardan birisini Ch.Fellows M.Ö. 400’e tarihlemiştir. Bu mezarın yan yüzlerinden birinde atlı bir komutan yere dizleri üzerine çökmüş olan bir savaşçıya saldırmaktadır. Ayrıca Üzümlü köyü ile antik kent arasındaki yamaçta, Salas Anıtı diye adlandırılan anıt-mezarın ön yüzünde “Salas” ismi okunmaktadır. Ön yüzünde tek yan yüzlerde ise friz şeklinde, birbiri ile savaşan iki savaşçı görülmektedir. Büyük bir olasılıkla bu anıt Hekatomnid sülalesinden Kadyandalı bir prensin mezarıdır. Bu mezarın da bazı parçaları Britissh Museum’a götürülmüştür.
Fotografları
![]() |
|---|




